Gülten Akın / şiirler

 

 

TELÖRGÜDE SARI ÇİĞDEM

 

Dağlarda gördüm onları yollarda gördüm

Bir yokuşu çıkıyordu tilki oğlu tilki

Kediler bütün gün ağaçlarda

Nedir yelle ilintisi kaplumbağanın

Domuzlar gerinip güne karşı

Gergedan inişte

 

Zındancıbaşılar zındancıbaşılar

Bağlamışlar tayları

Ceylanlar bukağıda

 

Bir bayırda apansız

Yollarımı kesen sarı çiğdem

Alsam koğuşlara götürsem

Götürsem götüremem

Ellerim telörgüde

 

Telörgüde boynu bükük

Bir sarı bir küçük bir serin çiğdem

Canımın parçası öte gecede

Bedeninde yarı ışık yarı gölge

Beton avlulardan duvarlardan doğru

Gün vurur gözümün gözümün içine

Bir o beni görür bir ben onu görürüm

Alırım sesini sesini sesini

Düşürürüm ardıma

Bahar sellerinden geçiririm

Yolaksız dağlardan aşırırım

 

Zındancılarbaşı zındancılarbaşı

Gelimli gidimli dünya

İlle de ölümlü dünya

Senin gücün yetse yetse bana yeter

Suya çavmış güz güneşi

 

Ah demem çün bilirim

Ne gelir ardından gecelerin

Çözülür, çözülmez sandığın kördüğüm

Unufak olur bukağı

 

Ah demem

Ah demez canımın parçası

 

 

 

RÜZGAR SAATİ

 

Adam senin böyle ilk gündüzden

Sulayıp biçtiğin çayır çimen

kalmaz unutur Üç güne kalmaz tazelenir

Adam senin böyle kuşluk vakti

Ürküttüğün serçeler -iş olsun-

Akşama

 

Benim bir nokta kırılmışlığım

Gözlerimin ardında büyür durur

 

Aklım ıslıklarla türkülerle

Rüzgar saatleri evde tutamam

Essin esmesin yollardadır

Rüzgar saatleri evde tutamam

Serseriler gibi anılarımı

Sokaklar doldurur

 

Tepeden tırnağa bir usanmışlık

Anı ne bellek ne

Bu şehirden bu parktan uzakta

Neresi olsa olur

 

Yorgun çayırlar serçeler, yorgunum

Nasıl taşısam ellerimi şimdi

Damda saçakta bacada bir mavi

Sallana sallana uyur

 

Adam senin sulayıp biçtiğin

Çayır çimen değil bir başka

O makasında suyunda

Oturup kalktığın düşündüğünde

-Öleyim fal değil bilmişlik değil

Gün gibi ortalıkta-

Allahın şeytanın odur